11 Ocak 2011 Salı

Hayat devam ederken....


Annemin türlü sabotelerine rağmen diyetime devam,tabii ki spora da.3 gün önce spordan dönüp Kayra'yı almak için annemlere uğradık, eve inecekken birden elimize tutuşturulan tabaklarla kalakaldık."Anne bu ne ya?","Size tatlı yaptım,eve gidince yiyin."
"Anne farkında mısın,biz spordan geliyoruz" "Yaptım artık,yiyin,ziyan olmasın" "Anne ben bunu yemem,verme,sporu boşuna mı yaptım birbuçuk saat boyunca,daha terim soğumadı ya..." "Sen yemezsen Necdet yer" "Anne o da spor yaptı,yemesin" derkeeeeen eşim alıyor tatlıları,eve iniyoruz.Eşimin yüzüne şaşkın bakarken, hoooop dört lokmada üstü kakaolu dondurmalı pudingi mideye indiriyor. Ben ağzıma bile sürmüyorum,hatta görmek bile istemiyorum.
     2 gün sonra sabah kapı çalıyor,kardeşimin elinde bir tabak, "Annem size börek gönderdi,kahvaltıda yerler dedi" diyor. "E biz kahvaltı yaptıııık, sen bunu geri götür,hem biz diyetteyiz" "Götüremem, Necdet yer" "Necdet de yemesin" "Yesin,yesin" derken elime tutuşturuluyor tabak, masaya koyuyorum, üstüne de kağıt havlu örtüyorum gözüm görmesin diye. (Gerçi kokusu buram buram geliyor ) Yine ağzıma bile sürmüyorum. Gizliden gizliye de kendimle gurur duyuyorum "Bak ne güzel, irademe sahip çıkıyorum, ağzıma sürmüyorum":)))

          Bugün evdeydim yine, oğlum ve kardeşimle dışarı çıktık, dolaştık biraz. Hava oldukça güneşli ve ılıktı. Genelde kardeşim konuştu, ben dinledim, arada yorum yaptım, etrafı inceledim biraz da... Kışın ortasında (gerçi pek kış denmez ama) açan pembe-fuşya çiçekler gördüm ağaçların dallarında. O kadar mutlu oldum ki... Kışın ortasında taptaze çiçekler... Bir yandan da üzüldüm, inşallah don olmaz da ölmezler diye.
Eve geldiğimizde oğluma kek yapmaya karar veriyorum,tabii ki ben yemeyeceğim, mümkünse eşim de yemesin. Oğluma kadarını ayırıcam, fazlasını buzluğa kaldırıcam, yiyeceği zaman dolaptan çıkarır,çözülünce yediririm.
        Annem anlattı, geçen gün yatağın üstüne oturtmuş, eline de ayna vermiş oyalansın diye, elini yıkamaya gitmiş. Geldiğinde bir de ne görsün? Oğlum elindeki aynaya yansıyan güneşi duvara yansıtıyor, bir aynaya bakıyor, bir duvara bakıyormuş, annemin tabiriyle" deney yapıyor" muş:))) Şaştık kaldık 11 aylık bebeğin böyle  neden-sonuç ilşkisi kurmasına.     
          Televizyonda haberler başlıyor, "ben haberlere küsüm" aslında ama mutfaktayken gayri ihtiyari kulak kesiliyorum televizyona,kanal değiştirmiyorum. İlk haber "5 askerin düşen helikopterde şehit olması", ikinci haber " Kıvırcık Ali'nin trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi" Haberlere bir kez daha küsüyorum,kalbim yine paralanıyor, televizyonu kapatıyorum, ne çare... Ben televizyonu kapattım diye ne 5 şehidimiz geri gelecek, ne de Kıvırcık Ali hayata dönecek... Geride kalanları düşünmek bile istemiyorum... Öğleden sonra yolda gördüğüm, kışın ortasında hayat bulmuş pembe çiçekler gözümün önüne geliyor, hepsini kalbimden şehitlerimize ve Kıvırcık Ali'ye yoluyorum...                      
              

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder