15 Şubat 2011 Salı

TADİLAT,TADİLAAAAAT!!!!!

Evimize taşındık. Taşınmasına taşındık da,hala göçebe şekilde yaşıyoruz.Hooooop bir yukarı, hooooop bir aşağı.... Bi annemlerdeyiz,bir bizde.... Çünkü ev hala tadilatta... Daha biteceği de yok. "Taşınmadan yaptırsaydın ya ne yaptıracaksan" dediğinizi duyar gibiyim , ama olmadı işte, daha fazla kira ödemeyelim, oraya ödeyeceğimize tadilat için ayırırız o parayı dedik ve hem biz, hem de annemler taşındık.Şimdi de tadilatın keşmekeşliği içinde geçiriyoruz günlerimizi...
           
           Aslında hem zor, hem de güzel... Zorluğu; her an elinde süpürge-vileda-toz bezi üçlüsüyle dolaşman gerekiyor,ama nereye kadar... Bir süre sonra salıveriyorsun ipin ucunu, "aman canııım ,birazdan yine kirlenecek,silmenin ne anlamı var şimdi" diyerek bu kısırdöngüye ayak uydurmaya başlıyorsun, bir yandan da yine için rahat etmiyor ,için içini yiyor, hadi sileyim yine diye içini rahatlatmaya çalışıyorsun. Evde devamlı bir o yana bir bu yana gezinen adamlar, gürültü,patırtı, dağınıklık v.b..... Güzelliği ise; tasarımın sana ait olması( tabii biraz da paraya bakıyor seçmek zorunda kaldığın şeyler. Gide gide de en pahalılarına takılmıyor mu gözüm.... ) Mutfak dolaplarının renkleri,kullanılacak malzeme, modeli, kulpları,tezgahı,seramikleri,tavan aydınlatmasının tasarımı,avize seçimi,duvar kağıtları....bitmez bu bitmez.....Ben seve seve dolaşıp seçerim,ama eşim bir süre sonra isyan bayrağını çekiyor,hadi artık karar ver diye....

         Bazen de evdeki hesap çarşıya uymuyor,tasarlanan şeyler istediğim gibi uygulanmıyor, söz verilen zamanda bitmiyor,akla gelmedik aksilikler birbirini kovalıyor...falan ...

      Velhasıl, ev sahibi olmak da hem güzelmiş, hem de bir o kadar zormuş, seneye kadar biter mi tadilat bilmem, ben bu şekilde daha ne kadar sinirlerim altüst olmadan yaşarım onu hiç bilmem....